17 Temmuz 2013 Çarşamba

İBN-İ TUFEYL (1106-1185/6)





 
İBN-İ TUFEYL (1106-1185/6)

 
(Muhammad ibn Abdul Malik İbn Muhammed İbn Tufeyl el-Kaisi el-Endulusi el Kurtubi el İşbili. )
Endülüslü hekim, hukukçu filozof ve yazar. Tam adı Ebu Bekir Muhammad ibn Abdul Malik İbn Muhammed İbn Tufeyl el-Kai
si el-Endulusi’dir.
Latin dünyasında Abubacer olarak da bilinir. Tanınmış İslam filozoflarındandır.
 


Granada yakınlarındaki Guadiks'de doğdu ve İbn-i Bacce tarafından eğitildi. Fas'da vefat etti
Felsefe, Tıp, Şiir ve Astronomi ile ilgilendi. Öğrencisi el-Bitruci'nin Ketebau'l- Hey'e adlı Kitabının önsözünde yer alan bir kaydına göre, Pythalamius'un Astronomiyle ilgili teorisini ciddi anlamda sarsacak bir takım gözlem ve düşünceler geliştirdi. İbn-i Rüşd'de "Maverau't-Tabia" adlı eserinde benzer şeyler söyler:" İbnu Tufayl Astronomi konusunda özel ve seçkin bir görüş geliştirdi."
 


Felsefe tarihçileri O'nu es-Suhreverdi ile birlikte İşraki Felsefe içinde anarlar. O'nun işrakiliği biraz farklıdır. Es-Suhreverdi
eski iran kültürü ve dinlerinde var olan bir takım felsefi öge ve kavramları, İslami normların yardımıyla yeniden yorumlamaya çalışırken Hermes,Platon ve Zerdüşt arasında ifadesini yepyeni bir irfan felsefesinde bulan uzlaşmaya gitti.
İbnu Tufayl'ın başta gelen amacına ulaşmak için İbn-i Sina, El-Gazali (ö.1111)ve İbn-i Bacce'den yararlandı. Bir yandan Aristoles'i (ö.MÖ.322) Yeni-Platoncular’la, diğer yandan El-Gazali'yi İbn-i Bacce ile uzlaştırmaya çalıştı.
İbn Tufeyl, Hayy bin Yakzan adlı felsefi romanın yazarıdır. Eserde bir adada tek başına kalan bir adamın hakikati keşfi anlatılır.



İbn Tufeyl, 1106’da Gırnata yakınlarında Vadiü’l-Aş’ta doğdu, 1186’da Merakeş’te(Fas’ın bir şehri) öldü. İşraki felsefesinin Endülüs’teki en önemli temsilcilerinden biridir. Uğraştığı ve önemli eserler verdiği başlıca konular, tıp felsefe ve gökbilimdi. Günümüze ulaşan ve bütün dünyada tanınmasını sağlayan eseri ise Hayy bin Yakzan ya da diğer adıyla Esrarü’l-Hikmeti’l-Meşrikiye’dir. Dünya da felsefi romanın ilk örneği ve ilk “robinsonad” olan Hayy bin Yakzan, 14. yüzyıldan başlayarak dünyanın bütün belli başlı dillerine çevrilmiş, başta Robinson Crusoe’nun yazarı Daniel Defoe olmak üzere birçok Batılı sanatçı ve düşünürü etkilemiştir. Bacon, Spinoza ve More gibi pek çok düşünür ve sanatçı üzerinde etkili olan Hayy bin Yakzan’ı okumak ve Batı düşüncesindeki etkilerini incelemek isteyenler,"Ruhun uyanışı Hayy bin Yakzan" adlı kitaba bakabilirler.İbn Tufeyl’in yaşadığı dönemde (12. y.y.) özellikle Endülüs’te pozitif bilimlerin yanında beşeri bilimler oldukça ilerlemişti. Ortaçağ Hıristiyan batı dünyasının aksine İslam-Endülüs toplumunda bilimsel bilgilerin Kur’an la uyuşacağına dair bir inanç vardı. Bu nedenle Endülüs’te gayri müslimlerin bilime olan katkılarına sırt çevrilmemekle birlikte Kur’an da ki hakikatler çerçevesinde bilime katkılar yapılıyordu. Özellikle tasavvuf alanında oldukça ilerlemiş olan Endülüs toplumu İbn Harabi, İbn Rüşt, İbn Tufeyl gibi mutasavvıflar yetiştirmiş ve bunların görüşlerinin etkisinde kalmıştır. Filozofların temel kaynağı olan Kur’an-ı Kerim e göre Allah’ın ilk yaratığı, yaratığın tohumu olan “akıl”; son yaratığı ise bu tohumun sahibi olan “insan” dır. Yaratığın amacı insandır ve insanda ruhun erdemi nedeniyle insandır. İnsan vücuduyla maddi dünyaya ruhi ile de manevi dünyaya bağlıdır. İnsan, yeryüzünde Allah’ın temsilcisidir ve yaratılmış her şey insanın kullanımına tabii kılınmıştır. Bu temsilciliğin sorumluluğu da bütün insanlığa aittir. Bütün insanlık; her insanın kendisinde mevcut potansiyele ve olanakları harekete geçirmek ve onarlı gerçekleştirmek fırsatına sahip olduğunu göstermek gibi bir kolektif sorumluluk altındadır.


 HİKAYENİN GENİŞ ÖZETİ:


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder