17 Temmuz 2013 Çarşamba

EBU HAMİD EL-GAZALİ


EBU HAMİD EL-GAZALİ

Muhammed ibnu Muhammed ibnu Muhammed ibnu Ahmed
450-505 /1058-1111

Çocukluk Yılları

Hukuk Tahsili
...

Kelam Tahsili: (Sünniliğin Kelam'la Temsili)

Nizamü’l-Mülk ile Tanışma
Bağdat
Şam
Kudüs Ve Hicaz
Tus’da İnziva: (Sufizm)
(Mutasavvıf el-Gazali)
Nişabur
Tekrar Tus:
FELSEFE
el-Munkız


MEŞŞAİ YETERSİZLİK
a) Varlıkbilim
b)Ahiret
c)Nübüvvet


Meşşai eleştirileri


Batini Eleştirisi


İmam, Zeynüddin, Hüccetül İslam olarak anılır.
 


Giriş:


Müslüman Düşünce'sinde Selefiyye'nin sürekli tartıştığı Rey ve Sistematik Te'vilci Mu'tezile, hiç bir zaman Aklı tek Hakikat Kaynağı görmemişlerdi.. İbnu Rüşd'de dahil Hükema için de durum bu. Mu'tezile Akılcılığı sonraları Şiilik, Tasavvuf, Sünni Kelam’da değişik Tonlar'da yumuşatıldı. Meşşailik, İbnu Sina ile İşraki Aşı aldı. Batı'nın Din-Bilim çatışması bu Dünya'nın Sorunu olmadı.

Gazali Müslüman Düşünce Tarihi'nde çok boyutlu bir Sima. Çeşitli İlimler'le Meşgul oldu, Muhtelif Yolları denedi. Rakip İnanç ve Düşünce Sistemleri'ne karşı benimsediği İnanç ve Fikir Sistemini savunmak, karşı Düşünce'de olanları Red ve İptal etmek için bir çok Eser yazdı.

Çocukluk Yılları:


450/ 1058 de Horasan’da Tus (Meşhed) Şehri civarında Gazale Köyü'nde doğdu. Küçük Muhammed Bir Rivayete göre Babası Fakir ve okumamış bir Adam'ın Oğlu olarak Dünyaya geldi.Köyünden ya da Yün eğirip Dükkan'ında satan Babasından dolayı el-Gazzali olarak ünlenecektir.
Amcası Büyük el-Gazali dir. Daha Çocukken Babası öldü. Öleceğine yakın Oğulları Muhammed ile Ahmed'i bir Sofi’nin Eline teslim etti. Pek az olan malını da onlara bıraktı. Baba'dan kalan Mal bitince, Sofi Geçimlerini sağlamak maksadıyla onları bir Medrese’ye yerleştirdi.[1] el-Gazali’nin bir süre o Sofi’nin yanında bulunması O’nun Ruh'u üzerinde büyük bir Te'sir bıraktı. Şeyh Ebu Ali Faremedi ‘(ö.47/1084) nisbetle Hacegan Tarikatı onu kendilerinden sayar.

Hukuk Tahsili: 


Muhammed Tahsilini Tus’ta yaptı. Burada Ahmed ibnu Muhammed er-Razekani’den Fıkıh Dersleri aldı. Sonra Curcan’a gitti, orada Şafii Fıkhını Ebu Nasr el-İsmaili’den Tahsil etti. Memleketine dönmesi Maceralı oldu.
Beraber Yolculuk yaptığı Kervan'ın Yolunu Eşkiya kesti. Bütün Yolcuları soydular. Muhammed’in içinde Notları bulunan torbasını da aldılar. Gazalli Muhammed başkanlarına müracat etti. Senelerce ömür sarfedip elde ettiği bilgiler'e ait Notlar'ının Torba'da olduğunu ve bu Notlar'ın kendilerine hiç bir Faydası olmayacağını anlatarak geri verilmesini istedi. Başkan gülümsedi: ‘Elinden Kağıt Parçaları alınınca cahil kalıyorsun. Bilgi böyle mi olur?’ dedi, Adamlarına geri verilmesini söyledi.
El-Gazali bu Söz'den Ders alarak 3 Sene bu Notları ezberlemekle uğraştı.


Kelam Tahsili:


(Sünniliğin Kelam'la Temsili)
Sonra Nişabur’a gitti. Selçuklu Veziri Nizamu’l-Mülk’ün İnşa ettirdiği Medrese’nin Başmüderrisi İmamu’l-Harameyn’den (Ebu’l-Meali Ziyaeddin el-Cüveyni ) Ders aldı (Fıqıh, Usul, Mantıq, Kelam). Hocası O’nu çok beğenirdi. Hatta son zamanlarda Zekasına gıpta ederdi.[2]
el-Gazali bu sıralarda daha Genç Yaşında iken Eser Telifine başladı ve Şöhret kazandı.
Sünnilik, Hadisciler’in elinden O'nun Kelamı sayesinde Eş'ariliğe geçti.. Önce Kelam’ın Savunusunu onlara karşı yaptı, sonra da Meşşailere.


Selefiyeye karşı kelamı şöyle savundu:


' ..Yok Sakınca ilmin gerekli kıldığı Düşman'ı susturmak, Taassub ve Münakaşa ise, bunun kaçınılması gereken bir Haram olduğuna İtirazımız yok. Nitekim Fıqıh, Hadis ve Tefsir İlimleri'nin de Sebeb olduğu Önderlik Tutkusu, Kibir, Böbürlenme, kendini beğenmişlik Halleri de kaçınılması gereken Haramlar'dır. Ancak bu türden Yasaklar'a Sebebiyet verdiği halde bu İlimler'den vaz geçilmez iken, Allah'ın Birliğine Kanıtlar getirmek ve bu hususta Mücadeleler'e girişmek niçin Sakıncalı olabilir, Sonra o 27/en-Neml 64, 10/Yunus 68, 6/el-En'am 149, 11/Hud 32, 26/eş-Şuara 23-30, 2/el-Baqara ayetini delil getirir.[3] Örneğin Allah "Burhanınızı getirin" der.


Ama Kelam Halk için Zararlı olabilirdi.

"Kendisine Dini Bilgiler Telkin edilen kimseyi Kelam Meclisleri'nden uzakta tutmada Yarar var. Çünkü Mücadele, Islah etmekten çok İfsad eder. Bir İnancı Cedel ile savunmaya çalışmak, Ağacı kuvvetlendirmek için Demir Topuzlar'la döğmeye benzer. Buna rağmen Cedel İlmi kendi başına ne salt Kötü'dür ne de salt İyi'dir. El-Gazali'ye göre herkesin Kelam'a uğraşması gerekmese bile, Her Ülke'de o Muhit'teki Bid'atçılar'ın ortaya attıkları Bid'atlar'ı önleyecek bir Kelamcı bulunmalıdır. el-Gazali'ye göre Kelam'ın Sakıncalı tarafı, bu İlim'le uğraşanların Sahabeler'in kullanmadığı Cevher, Araz vb. Yabancı Kökenli Terimleri kullanmaları ise, bu çok da Tutarlı bir İtiraz sayılmaz. Çünkü bu gibi Terimler, yalnız Kelam'a değil, Meramını anlatmak üzere her İlm'e, bu arada Fıqıh, Hadis ve Tefsir'e de girmiştir. Belirli bir Maksadı anlatmak amacıyla yeni Terimler'i kullanmak, Mübah İşler'e Matuf olmak üzere yeni Kap ve Araçlar icat etmeğe benzer ki, bunun bir Sakıncası yoktur.


Eğer Sakınca tarafı Anlam ise, Amacını Şeriat'ın anlattığı gibi Alem'in yaratıldığından (Hudus) Allah'ın Birliğine, Zat ve Sıfatlar'ına delalet eden Delilleri bilmektir. Allah'ı Delil ile bilmek niçin Haram olsun?'


El-Gazali, İlke olarak Taklid'e karşı olmakla birlikte, Herkese özellikle Ayağının kayma İhtimali olanlara Kelam'ı değil, bilen bir Adam'a Bağlı olmayı önerir. Kendisine Dini Bilgiler yeni Telkin edilen kimseyi Kelam Meclisleri'nden uzakta tutmakta Yarar var. Çünkü Mücadele, Islah etmekten çok İfsad eder. Bir İnancı (gelişi güzel ve ehliyetsizce) Cedel ile savunmaya çalışmak, Ağacı kuvvetlendirmek için Demir Topuzlar'la döğmeye benzer. Buna rağmen Cedel İlmi kendi başına ne salt Kötü'dür ne de salt İyi'dir. el-Gazali'ye göre Herkesin Kelam'la uğraşması gerekmese bile, her Ülke'de o Muhit'teki Bid'atçılar'ın ortaya attıkları Bid'atlar'ı önleyecek bir Kelamcı bulunmalıdır.


El-Gazali açısından Kelam'la uğraşmak Farz-ı Kifaye'dir. Halkın Kelam karşısındaki Tutumlar'ının nasıl olması gerektiğini anlatmak için İlcamu'l-Avam adlı bir Risale de yazdı.[4]


El-Gazali, ilk zamanlarda Selefiyeye karşı Tavır takındı, er-Razi gibi bu Düşünce Tarzını tenkit etti, fakat daha sonra el-İlcamu'l-Avam'da bu Hareket'e karşı olan Tavrını yumuşattı, fakat Aşırı Selefiler'i devamlı surette reddetti.


El-İtikad fi'l-İktisat'da Orta Yolu bulmaya çalıştı. " el-Gazali, Hayatının Sonuna doğru, bütün Yolları bırakmış, el-Buhari okumaya başlamıştı. El-Buhari Göğsünde olduğu halde Ruhunu Teslim etti" , Selefiler bu Anektod'la O’nun Kelam Lehine çalışmalarının hiçle sonuçlandığını söylemek isterler.
et-Taftazani, el-Cürcani, el-Amidi, el-Beydavi, F.er-Razi, et-Tusi gibi el-Gazali sonrası Kelamcılar, önceki Kelamcılar'ın aksine artık Felsefe’ye Aşina idiler.


El-Kanunu'l-Kulli fi't-Te'vil [5] 'de İnsanlar'ı Te'vil konusunda şöyle sınıflandırır:


1-Daima Akl'ı Öne alanlar ve Nakl'e yer vermeyenler (Felsefe)
2-Daima Nakl'i önde tutanlar ve Akl'a yer vermeyenler (Haşeviye)
3-Aql'ı Esas almakla beraber Nakl'i ona tabi kılanlar ( Kelam)
4-Nakli esas almakla beraber akli ona tabi kılanlar (Selefiyye)
5-Aql'ı da Nakl'i de Birer Esas Olarak kabul edip aralarında bir Çelişki ve Tutarsızlık görmeyenler. (Alim ve Arifler)

"Kalpazan'la Alışveriş yapmaktan sadece Cahiller Zarar görür, Sarraf Zarar görmez. Usta Yüzgeçler ve Dalgıçlar değil, sadece Yüzme bilmeyenler Deniz'e girmekten menolunurlar. Çocuklar Yılan'a dokunmaktan menolunurlar. ama, Zehirli Yılan ile bunun Zararından korunan kimseler menolunmazlar."


Nizamü’l-Mülk ile Tanışma:


Bağdat:
el-Cüveyni Vefat edince Bağdat’a bağlı bulunan Serre men rea (Samra) Şehrine gidip Değerli Alimleri Himaye etmekle tanınmış olan Meşhur Vezir Nizamü’l-Mülk’ün İkram ve Tazim'ine Mazhar oldu.


484/1091 de 34 Yaşındayken Bağdad’taki Medrese-i Nizamiye’nin Müderrisliğine Tayin olundu. 4 Sene sonra kendi isteğiyle Tedris'i bıraktı.


Bu Ders bırakma isteğini el-Munkız’da şöyle gerekçelendirecektir: ‘.. Sonra Ders verme hususundaki Niyetimi düşündüm. Baktım ki Allah Rızası için değil; Mevki ve Şöhret Endişesiyle Hareket etmişim. Bu durum karşısında Uçurum'un Kenarında bulunduğuma, şayet Halimi Düzeltme'ye kalkışmazsam, Ateş'e yuvarlanacağıma Kanaat getirdim. Bir Müddet devamlı bunu düşündüm, sonra birini Tercih durumunda kalmıştım.’ [6]


Şam:


Şam’a geldi. 2 Sene'ye yakın orada kaldı.

Qudüs ve Hicaz:
Sonra Riyazet için Kudüs’e ve Hicaz’a gitti.488/1095 de Hacc'a gitti. Sonra Beyt-i Makdis ve Mısır.
Tekrar Bağdad’a döndü. Uzlet'e çekilerek Kitablar yazdı.


Nişabur:


Sonra 499/1105 de Muhammed Gıyasettin O’nu Nişabur’a Davet etti. Orada yeniden Tedris'e başladı. tekrar Bağdat’a geldi. Uzun süre kalamadı bu sefer.

Tus’da İnziva: (Sufizm)
(Mutasavvıf el-Gazali)

Sonunda Vatanına döndü. Tus. 10 Yıl kadar İnziva'da yaşadı.
Evinin yakınına Sufiyye için bir Hankah, Talebeler'i için de bir Medrese İnşa ettirdi. Vakitler'ini Hayır İşlerine ayırdı. Qur’an Hatmi, Gönül Ehli ile Sohbet, ilim Tedrisi ile Meşgul oldu. Sufiyane bir Hayat yaşadı.


Tekrar Tus:


Sonra bunu da bırakarak Tus’a döndü. Yaptırdığı bir Tekke ile bir Medrese’de Tedris ve İrşad ile Meşgul oldu.
O’na göre Sağlığın Tarifini yapmakla Sağlıklı, ASarhoşluğun Meydana gelişini bilmekle Sarhoş olmanın ayrı Şeyler oluşu gibi, Zühd, Taqwa, Qabz, Bast, Murakabe, Cem’, Fark ve Cemu’l-Cem gibi Makam ve Haller'in içerdiği Mana'yı anlamakla Zahid, Muttaqı olmak birbirinden Farklı'ydı çünkü.
14 C.ahir /5051111 Pazartesi 55 (53) Yaşında öldü. Mezarı Tus’da Taberan Semtinde Şair Firdevsi’nin karşısındadır

Tasavvuf muydu O'nun Son Durağı? Munkız'a bakılırsa öyle. Belki de Fıkıh. Mustasfa O'nun Son Eserlerindendir. İbnu Teymiyye O'nun Tasavvufculuğunu da Hafife alır." Felsefi Fikirleri, Tasavvuf Kalıbına dökülerek ortaya atan Adam" der ona.[7]

El-Munkız'da Tahsil'i gereken İlimler'in hepsini okuduğunu; sadece işitmek ve öğrenmekle Tahsil edilmeyen Zevk ve Süluk ile anlaşılabilecek daha doğrusu yaşanacak olanın Özelliklerini henüz bu sıralarda bilmediğini söyler. İnsanlar'ın Uhrevi Saadet'e, Nazari Bilgiler'den çok, Ameli olan, bizzat yaşanan Taqwa, Heva ve Hevesi Terk ile Nail olacaklarını, Hak Sevgisi'nin Gönül'den, Dünya Muhabbeti'nin çıkmasıyla gerçekleşeceğini söyledi. [8] 


Bu Eser'inde O Hakikat'ı araştıranları 4 Kısma ayırır.

1-Kelamcılar: Rey ve İstidlal
2-Batınıler: Hakikat'ı Masum İmam bilir.[9]
3-Filozoflar: Burhan, Delil ve Mantık.
4-Mutasavvıflar.Keşf ve İlham.


Başta İhya olmak üzere Çeşitli Eserler'inde Tasavvuf'u anlattı
El-Gazali başlangıçta Kelam'la Meşgul olup, el-İktisad fi'l-İtikad isimli Eserini bu konuya Tahsis etmişti. Daha sonra Kelami Düşünce'ye karşı çıktı, el-Munkız, İhya ve Faysalu't-Tefrika'da Kelam'ı ve Kelamcılar'ı Tenkit etti. Böylece o, Tasavvuf adına Kelam'a karşı da Mücadele verdi.

Tasavvuf Konusunda İbnu Arabi, es-Suhreverdi, Mevlana da da bu Tür Tenkitler görülür.

Eserleri:


-Adabu’s-Sufiyye
-Aqıdetü Ehli’s-Sünne
-Bidayetu’l-Hidaye
-Cevahiru'l-Qur'an
-ed-Dürretü’l-Fahire
-el-Edebüd-Din
-el-Erbainu fi Usuli’d-Din


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder